

Apple Teacher'lıktan ADE'liğe
Sınıfta teknoloji kullanmaya ilk başladığım zamanlar, birçoğumuz gibi ben de deneme yanılma yoluyla ilerliyordum. Araçları kullanıyordum ama hem teknik detaylarda hem de bunların sınıftaki pedagojik karşılığında eksiklerim vardı. Apple Teacher süreci, bu teknik eksikleri kapatmamı ve teknolojiyi müfredatla nasıl doğru eşleştireceğimi görmemi sağladı.
Sınıftaki asıl dönüşümüm ise blok tabanlı kodlama çalışmalarıyla başladı. Bu adımla birlikte, öğrenciye her şeyi hazır sunan kalıp uygulamaları bir kenara bıraktım. Öğrencileri merkeze alan, kendi projelerini, içeriklerini ve çalışmalarını bizzat tasarlayıp ürettikleri bir yapıya geçtim. Teknoloji böylece çocukların sadece ekrana bakıp içerik tükettiği değil; kurguladığı, ürettiği ve anlattığı bir araca dönüştü.
Benim için ikinci büyük dönüm noktası ise İngiltere’deki ADE (Apple Distinguished Educator) süreci oldu. Orada karşılaştığım "One Best Thing" anlayışı, sınıftaki teknoloji kullanımımı tamamen netleştirdi. Öğrenciyi aynı anda onlarca farklı uygulamayla boğmanın bir anlamı yoktu; çünkü bazen çok araç aslında hiç araç demekti. Önemli olan, her dönem tek bir uygulamaya odaklanıp onu dersin en doğal parçası haline getirmekti.
Sosyal medyada görünür olmak ya da her yeni çıkan aracı sınıfa taşımak gibi bir gayem hiç olmadı. İşini bilinçli yapmaya çalışan ve öğrenme merakını kaybetmeyen bir öğretmen olarak; Okulda Teknoloji çatısı altında da tam olarak bu sade, ayağı yere basan ve doğrudan sınıfta karşılığı olan anlayışı sürdürüyorum.
Ozan Aras
Apple Distinguished Educator